logo

Gebze Gözüyle Başkent ve Çubuk

Gebze Gözüyle Başkent ve Çubuk

Gebze Gazetesi köşe yazarı İsmail Kahraman, başkent ve Çubuk’u ziyaret etti ve onun başkent gözüyle Ankara ve Çubuk…

Anadolu’da dört mevsimi doya doya yaşamak gerekiyor. Anadolu’nun dört mevsimi de güzel. Artık yavaş yavaş kış kendini hissettirmeye başladı. Seminere katılmak için geçtiğimiz hafta Ankara’da idim. Esenboğa havalimanına indiğimde ufaktan kar serpiştiriyordu. Ankara’ya geldiğimde kar yağışı kendini hissettirdi. Ankara’da sonbahardan kışa geçişin mutluluk ve heyecanını yaşadım.

Ankara’nın nesini seviyorsun diyenler İstanbul’a dönüşü diye cevap verirler. Ama ben öyle cevap vermiyorum. Ankara önemli bir şehir. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne Ankara tarihimizin kilometre taşı, kuruluş ve kurtuluş destanları yazılan Yıldırım Beyazıt Han ve Timur Han arasında yaşanan Ankara meydan muharebesiyle tarihimizin hüzünlü bir sayfasıdır.

Ankara Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş destanının yazıldığı, Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının bütün emperyalist güçler ve düşmanlara rağmen yeni bir devleti hayata geçirdikleri ilimizdir. Ankara’nın özellikle kalesi Selçuklu Medeniyeti’nin ihtişamlı geçmişini yansıtır.

ANKARA KALESİ’NE ÇIKTINIZ MI?

Ankara’nın en kadim, en eski ve en köklü yeri Ankara kalesidir. Tarihi evleri, dar sokakları, camileri ve surlarıyla Selçuklu Medeniyeti’nin ihtişamını yansıtır. Ankara’yı Ankara kalesinden seyretmek gerekiyor. Her fırsatta Ankara kalesine çıkar, Ankara kalesinden Ankara’yı dört mevsim doya doya seyrederim.

Yine Ankara kalesine çıktım. Ankara kalesinden Ankara’yı doya doya seyrettim. Ankara’nın resmi binaları tarihi mekanları, gökdelenleri özetle Ankara’nın her şeyini Ankara Kalesi’nden görmek mümkün. Ankara kalesinden sonbahardan kışa geçişi doya doya yaşadım. Ankara’nın kültür tarihinde ki yeri ve önemini bir kez daha görüp anladım.

 Ankara’nın manevi tarihimizde ki önemi de büyük. Ahi Evran her ne kadar Kırşehir ile anılsa da Ahi Evran’ın gerçek diyarı Ankara. Ankara kalesinde ki Selçuklu mezarlığı, Hacı Bayram külliyesi, tarihi camiler, Tacettin dergahı, Ankara’nın manevi kimliğini ortaya koyuyor. Eski TBMM’nin Ulus’ta ki tarihi binası ise milli tarihimizin sembollerinden. Türkiye devletinin kuruluş önsözü. Eski TBMM binasını gezdiğinizde kendinizi bir anda kurtuluş savaşı yıllarında hissediyorsunuz.

ÇUBUK’DA YILIRIM VE TİMUR’U HATIRLAMAK

Sonbahar’da Ankara bir başka anlam ifade ediyor. Ancak Çubuk’da sonbahar tarihte yaşanan çubuk meydan muharebelerinin hüznünü insana yaşatıyor. Tarihler 28 Temmuz 1402. Çubuk’da yaşanan meydan muhaberesi devletler tarihimizin en acı olayıdır. İki yiğit devlet adamı, İmparator ve komutan Yıldırım han ile Timur han Çubuk Ovası’nda karşılaşırlar. On binlerce şehit verilir ve tarihimizin sonbaharı yaşanır. Yıldırım Beyazıt Han esir olur, Osmanlı Devleti’nde Fetret devri başlar.

Ankara-Çubuk Meydan Muharebesi Türk tarihinin kader anıdır. Çubuk savaşlarıyla ilgili bugüne kadar ciddi ve objektif bir araştırma tam olarak yapılamadı. Timur han’ı Osmanlı tarihçileri alaya almak için aksak Timur anlamına gelen Timurlenk dedi. Aslında Timur’da Yıldırım gibi büyük bir devlet adamıydı. Aslında tarihi yargılamadan haksız, haklı anlamadan çubuk savaşını araştırıp gelecek kuşaklara aktararak tarihten ders ve ibret almalıyız.

ÇUBUK OVASI’NDA HÜZÜNLÜ TARİHİ ARAŞTIRDIM

   Acaba Esenboğa havalimanı üzerinden Ankara’ya gidip gelenler, Esenboğa’nın bir Türk komutanının adı olduğunu çubuk isminin Selçuklu Komutanı’nın Unvanı olduğunu kaç kişi biliyor. Çubuk savaşlarıyla ilgili ilk kez araştırma yapmak üzere Temmuz 2006 tarihinde Çubuk’a gitmiştim.  Melikşah köyünden Çubuk Ovalarını seyredip savaşların yapıldığı alanları elimde kameram ve fotoğraf makinemle beş yıl önce görüntülemiştim.

Çubuk ovalarını seyrederken, Yıldırım Beyazıt Han’ın Rumeli, Tuna boyları, Arnavutluk, Yunanistan ve Mora Yarımadası’nın fethiyle yazdığı muhteşem zaferler destanını hatırlarken, Timur han’ın Türk İslam medeniyetinin Asya’da birliğini sağlamak için Hindistan, Afganistan, Pakistan, Maveraünnehir, Çin, Moğolistan, Hazar ve Karadeniz’in karşı tarafı Basra ve Bağdat’a kadar geldiğini düşündüm.

Bugün bu iki komutan ve devlet adamını fethettikleri coğrafya ve bölgeleri bilmekten aciziz. Devri Alem belgesel program yapımcısı olarak gerek Yıldırım Beyazıt Han ve gerekse Emir Timur han’ın fethettiği Türk İslam medeniyetinin muhteşem eser ve izlerinin bulunduğu bu coğrafyayı gezerek Devri Alem belgeselleriyle tarihe not düşüp zamana noterlik yaptım.

ÇUBUK BELEDİYE BAŞKANI İLE KONUŞTUM

Son Çubuk gezimi geçen hafta gerçekleştirdim. Çubuk belediye başkanı Lokman Özden cumartesi olmasına rağmen bizlere özel randevu vererek makamında görüşme yaptım. Çubuk meydan muhabereleri, Yıldırım Beyazıt Han ile Emir Timur han hakkında yaptığım ve yapacağım çalışmaları kendisiyle paylaştım. Karşımda bir belediye başkanından çok Tarih ve kültür aşığı bir kültür adamıyla karşılaşmanın heyecanını yaşadım. Tarihimizin acı, hüzünlü bir dönemi olan Çubuk Meydan muhaberesiyle ilgili Belediye güzel çalışmalar planlıyor. Yıldırım Beyazıt üniversitesi kurulmuş. Çubuk meydan Muhaberesi şehitlik parkı ve sanal müze yapılacağın öğrendim. Sayın başkan’a buradan bir kez daha şükranlarımı arz etmek istiyorum.

Sonuç olarak bize düşen görev Tarihi ve tarihi şahsiyetleri yargılamadan, haklı haksız aramadan Allah resulü S.A.V’in buyurduğu gibi “Olan da hayır vardır.” Bu yapılan acı olaydan hayır murat etmeli, her iki komutan ve Çubuk şehitlerini hayır ve şükranla yad etmeliyiz. Çubuk Savaşı’ndan Yıldırdım ve Timur han’dan alacağımız çok ders ve ibret var.

   Tarih tekerrürden ibarettir. İbaret alınsa hiç tekrar eder miydi?

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?