logo

Başkent Ankara’nın Tarihi Camileri

 

Başkent Ankara’nın Tarihi Camileri

Ankara’nın tarihi camileri arasında bulunan Çubuk-Mahmutoğlan Köyü Camii yıllara meydan okuyor.

Başkent Ankara’da, yüzlerce yıldır ezan sesinin yankılandığı tarihi camiler, hala zamana karşı direniyor.

Derlenen bilgilere göre, Ankara ve ilçelerinde, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde inşa edilen bir çok cami ve mescit aradan asırlar geçmesine rağmen hala ayakta duruyor.

Mülkiyetleri Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait cami ve mescitlerin, son yıllarda gördükleri restorasyonların ardından yüzlerce yıl daha kapılarını ibadete açık tutacağı belirtiliyor.

Genellikle Altındağ’da konumlanan tarihi camilerden Hacı Bayram Camii, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen çevre düzenleme ve ışıklandırma çalışmalarının ardından Ramazan ayında da Ankaralıların akınına uğruyor.

Bin 400’lü yıllarda inşa edilen cami, kare planı ve sekizgen tamburlu mimarisiyle dikkat çekiyor.

Üzeri kurşun kubbe ile örtülü, ön cephesi mermerle kaplı, doğu ve güney cepheleri yerden tambura kadar iri taşlarla örülü cami, geçen yıl gördüğü restorasyonla yılların yorgunluğunu üzerinden atmış gibi duruyor.

Caminin, restorasyon sırasında, mihrap, tavan ve ahşaplarının üzerindeki yağlı boyaların kazınarak, orijinal nakışlar ve hatların ortaya çıkarıldığı, pencere doğramalarının, taban ahşapları, avizeleri, çatı örtüsü ve saçaklarının yenilendiği belirtiliyor.

Yeni ışıklandırması, çevre düzenlemesi, havalandırma ve ses sistemleri, çağdaş kadın ve erkek abdesthaneleriyle Ankaralılar’ın beğenisini kazanan caminin açık ve kapalı alanlarında aynı anda 6 bin kişi namaz kılabiliyor.

Caminin bitişiğindeki Hacı Bayram Veli Türbesi’nde de ziyaretçilerin dua ve dilekleri yankılanıyor.

TACEDDİN SULTAN CAMİİ

Hamamönü Sümer Mahallesi Taçlı Sokak’ta bulunan kesme taş duvarlı ve kiremit çatılı cami, Ankara’nın manevi merkezlerinden biri sayılıyor.

Kuzeybatısında Yükselen kare kaideli, silindirik Gövdeli taş minaresi, yanı başındaki türbesi, dergahı, Çeşme ve hazireden oluşan küçük külliyesiyle ilgi çekiyor.

Arka tarafında, eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun mezarının da bulunduğu küçük bir kabristan yer alan caminin, geniş avlusu bulunuyor.

Caminin yanı başındaki, bir zamanlar dergah olan, daha sonra İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’a tahsis edilen iki katlı ahşap ev, birkaç yıl önce Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce gerçekleştirilen restorasyonunun ardından müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.

Karacabey CAMİİ

Hacettepe Hastanesi kampüsünde yer alan caminin, bin 444 yılında Osmanlı beylerinden Celaleddin Karacabey tarafından yaptırıldığı ifade ediliyor.

Zaviyeli cami tipindeki tarihi yapının ortasında ibadet mekanı, kuzey tarafının iki yanına bitişik birer oda bulunuyor.

İnşasında moloz taş, devşirme parçalar, tuğla ve az miktarda çini kullanılan camide, 2005 yılındaki restorasyonun ardından tekrar ibadet edilebiliyor.

DİĞER TARİHİ CAMİLER

Ulus’taki tarihi ada içinde yer alan camilerden bir başkası ise Zeynel Abidin Camii.

Zeynel Abidin tarafından 17. yy’da yaptırılan cami, diktörtgen planı, düz tavanı, tavana kadar uzanan alçı mihrabı, kıble duvarındaki penceresinin alçılarındaki geometrik süslemeleriyle biliniyor. 2004 yılında elden geçirilen caminin yanı başında bir de türbe bulunuyor.

Asırlara kafa tutan cami ve mescitler arasında 15. yüzyılda inşa edilen Hacettepe Camii, Altınoğlu Camii ve Örtmeli Mescidi de yer alıyor.

Örtmeli Mescidi, ahşap kirişlemeli tavanı, aşı boyalı nakışlarıyla namaza duranları başka alemlere taşırken, mütevazi kerpiç duvarları, ahşap ögeleri ve ruhu okşayan manevi ortamlarıyla Hacettepe Camii ve Altındağ ilçesindeki Çiçeklioğlu Camii, Ramazan ayında inananlara kucak açmayı sürdürüyor.

Ulus’ta bulunan ve son birkaç yılda Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden ayağa kaldırılan diğer bazı tarihi cami ve mescitler ise şunlar:

İbadullah Cami: 17. yy. başında yaptırılan cami İbadullah Vakfı’na ait. Boyuna dikdörtgen planlı ve ahşap tavanlı yapının temel duvarlarında blok kesme taş kullanılmış, üzeri kerpiçle örülmüş.

17. yy. sonlarında inşa edilen Kagnıoğlu Cami, kalıplama tekniği ile yapılmış alçı mihrabı ile dikkat çekiyor.

15 yy. eseri olan Tabakhane Caminin mülkiyeti, Abdülkadir İsfahani Vakfı’na ait. Yapı, boyuna dikdörtgen planlı ve kalın kerpiç duvarlı.

İsfahani Mescidi, bin 428 Abdülkadir İsfahani tarafından yaptırılmış. Dikdörtgen plana sahip yapının kuzey duvarı kesme, diğer cepheler yontma moloz taştan oluşuyor. 17. ya da 18. yy. yapıldığı düşünülen mescidin, ahşap kirişlemeli tavanı aşı boyalı nakışlarla süslenmiş.

Alaaddin Cami, bin 178 tarihinde Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılan eser, diktörtgen planlı, tuğla kaplı, kırma çatılı olup beden duvarları kerpiçten. İbadet mekanında tavanı taşıyan Roma menşeli spoli sütunları da bulunuyor.

18 yy eserlerinden olan İki Şerefeli Cami, Resul Efendi tarafından yaptırılmış. Doğu kenarına bitişik iki minaresi, iki şerefeli olarak yapılmış olduğundan İki Şerefeli Cami adını almış. Taş temel üzerine kerpiç duvarlı olup duvarlar ahşap hatıllarla takviye edilmiş. Batı cephede pencere ve dolapların pervazlarındaki aşı boyalı nakışlar 18. yy karakterini taşıyor.

Öte yandan, 14-17 yy. arasında inşa edilen Beypazarı’ndaki Kurşunlu Camii ve Sultan Alaaddin Camii, Ayaş’taki Ulu Camii, Kızılcahamam-Pazar Köy-Hacı Ali Camii, Nallıhan-Uluhan Köyü Camii, Kalecik Tabakhane Camii, Sincan İlyakut Köyü Camii, Çubuk-Mahmutoğlan Köyü Camii, Çamlıdere Merkez Camii de Ankara’nın görülmesi gereken tarihi camileri arasında bulunuyor.

 

Ferhat Demircan

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+10 = ?